Home > Makineler > Yeni OM System PEN !

Yeni OM System PEN !

OM System’in PEN serisinde elektronik vizörle birlikte ilk kez toza ve sıçramalara dayanıklı tasarıma sahip olan bu modeli; seyahatte de günlük hayatta da her an yanınızda olsun diye üretildi ve bugün duyuruldu…

Bu PEN modeli, serinin son beş yıldaki ilk üst düzey ürünü ve aynı zamanda serinin on yıl aradan sonra Kuzey Amerika pazarında satışa sunulacak ilk modeli olma özelliğini taşıyor. Cihaz, esasen kendisinden önceki iki modelin —başlıca orta segment E-P7 ve fotoğraf tutkunlarına hitap eden PEN-F— bir karışımı özelliğini taşıyor.

Model, önceki “büyük” PEN serisi makinelerin ayırt edici özelliği olan metal gövde yerine, E-P7’den daha hafif ve düşük maliyetli plastik yapı tasarımını devralıyor. Ayrıca, ön paneldeki iki konumlu renk modu anahtarı ve daha sade kadran düzeni gibi özellikleri de yine E-P7’den miras alıyor. Ancak en önemlisi, PEN-F modelinde olduğu gibi gövdenin üst köşesine entegre edilmiş elektronik bir vizöre sahip olması; bu da onu, vizör özelliği barındıran yalnızca ikinci PEN modeli yapıyor.

Temel Özellikler

Gövde Tipi: Rangefinder tarzı aynasız makine
Çözünürlük: 20,4 Mp
Sensör Tipi: CMOS
LCD: Tam Hareketli
LCD Boyutu: 3,0 inç
LCD Çözünürlüğü: 1.040.000 nokta
Ağırlık: 393 g
Ebatlar: 126 x 75 x 43mm
Görüntü Oranları: 1:1, 4:3, 3:2, 16:9
Auto Focus: Kontrast algılama (sensör), faz algılama, çoklu alan, merkez, seçilebilir tek nokta, izleme, tekli, sürekli, dokunmatik, yüz algılama, canlı izleme (Live View)
Sarsıntı Engelleyici: 5.5 EV
CIPA Pil Ömrü (LCD): 410 kare

Eski PEN F; muhteşem kadranları, üstün metal işçiliği ve 1960’ların tasarım anlayışına yaptığı belirgin göndermeyle gerçek bir klasik tasarım örneğiydi. Ancak PEN F daha pahalı ve belki de biraz karmaşık bir makineydi; OM System PEN ise modern versiyonuyla daha kompakt yapısıyla gün boyu her fotoğraf konusunda kullanım için uygun bir seçenek sunuyor.

PEN, E-P1’den PEN-F’e kadar kullanılan metal gövde yerine ağırlıklı olarak mühendislik plastiklerinden üretilmiş ve oldukça sağlam bir his veriyor. Gövde, epey kalın bir malzemeden yapılmış; bu da aşırı ağır olmadan, ele alındığında yeterli bir ağırlık hissi yaratmasını sağlıyor.

Küçük ön tutma yeri ve başparmak desteği kameranın kolayca kavranmasını sağlarken; (özelleştirilebilir) iki kontrol kadranının konumu, ister vizörden bakarak ister farklı bir şekilde tutun, oldukça başarılı bulunuyor. Bununla birlikte, kameranın arka kısmı biraz kalabalık bir görünüme sahip; sağ taraftaki kontrol alanına sıkıştırılmış altı düğmeden biri olan ve (seçtiğiniz Hesaplamalı Fotoğrafçılık modlarına erişim sağlayan) CP düğmesinin yanı sıra, temel özelliklere erişim için kullanılan küçük bir dört yönlü kontrol tuşu da burada yer alıyor. AF joystick’inin bulunmadığı bu modelde, AF noktasını konumlandırmak için temel yöntem, kameranın dokunmatik ekranıyla birlikte bu dört yönlü kontrol tuşu oluyor.

Elektronik Vizor

PEN, seride dahili vizöre sahip yalnızca ikinci model olma özelliğini taşıyor. Bu, on yıl önceki PEN-F modelinde yer alanla aynı; 2,36 milyon noktalı (1024 x 768 piksel) bir vizör. Yine de, bunun daha küçük olan 0,39 inç formatında üretilmiş en yüksek çözünürlüklü vizör olduğunu belirtmekte fayda var; işte bu nedenle, boyutun tasarımda temel odak noktası olduğu fotoğraf makinelerinde bu vizörü görmeye devam ediyoruz.

LCD Ekran

Arka ekran, PEN-F modelinde de yer alan; tam hareketli, 1,04 milyon noktalı ve dokunmatik ekranla aynıdır. Bu özellik kullanıcıları ikiye bölebilir; zira bazıları yana açılır ekranları yalnızca video çekenlere yönelik bir taviz olarak görmektedir. Öte yandan, çeşitli üreticilerden edindiğimiz bilgilere göre, anketlerde fotoğrafçıların yaklaşık %50’si bu ekran tasarımını tercih etmektedir. Dolayısıyla, kamerayı daha göze batmadan kullanmaya olanak tanıyan yukarı-aşağı hareketli (tilt) ekranı sokak ve anlık çekim yapanlar özleyecek olsa da; PEN’i seyahatlerinde kullanmayı amaçlayan daha geniş bir kitle, ekranın korunması amacıyla içe doğru katlanabilme özelliğini muhtemelen takdir edecektir.

Pil

PEN, oldukça kompakt bir yapıya sahip yeni bir batarya olan BLS-7’yi kullanıyor. 7,74V ve 1285mAh değerindeki bu ünite 10Wh kapasite sunuyor; bu da onu, fiziksel olarak daha büyük olan eski BLS-50’nin 8,7Wh’lik veya PEN F modelindeki BLN-1’in 9,0Wh’lik kapasitesinin üzerinde bir seviyeye taşıyor.

OM System, standart CIPA yöntemiyle yapılan testlerde bu bataryanın tek şarjla 400 karelik bir çekim kapasitesi sunduğunu belirtiyor; bu verinin muhtemelen daha az enerji tüketen arka ekranın kullanımına dayalı olduğu varsayılabilir. Her zamanki gibi, bu tür derecelendirmeler bataryanın gerçek kullanım koşullarındaki ömrünü genellikle olduğundan çok daha düşük gösterir; çekim tarzınıza bağlı olarak, belirtilen sayının iki katına ulaşmak oldukça olağan bir durumdur.

Kullanım

PEN’in işleyişi OM System (ve Olympus) kullanıcılarına hemen tanıdık gelecektir; ayrıca sisteme yeni başlayanların çoğu için de oldukça kolay hissi verecektir. Temel olarak menülerde gezinmek nispeten kolaydır ve yeterli düzeyde yönlendirme sunar; bu da farklı ayar türlerinin nerede bulunabileceğine dair mantığı hızla kavramanızı sağlar.

Ekran arayüzüne alıştıktan sonra muhtemelen “Info Ekranı”nı takdir etmeye başlayacaksınız; bu ekran, kameranın temel ayarlarının çoğunu etkileşimli bir düzen içinde gösteren bir ayar ekranıdır. Değiştirmek istediğiniz ayara dokunup komut kadranlarından birini çevirdiğinizde, değiştirmeyi isteyebileceğiniz hemen hemen tüm ayarlara oldukça hızlı bir şekilde erişebildiğinizi fark edeceksiniz.

Kameradaki düğmelerden altısı (ve varsa lens üzerindeki düğme) özelleştirilebilir niteliktedir. Alternatif olarak, özelleştirilebilir düğmelerden ikisinden (ve ISO düğmesinden) vazgeçip, dört yönlü kontrol tuşunu —önce ‘sol’ yön tuşuna basmaya gerek kalmadan— doğrudan AF (otomatik odaklama) noktası kontrolü sağlayacak şekilde atayabilirsiniz. Düğmeler, video veya “Slow & Quick” (Yavaş ve Hızlı) modlarında farklı işlevler görecek şekilde de özelleştirilebilir.

Bu özelleştirme imkanı kadranlar için de geçerlidir; kadranların işlevleri, pozlama moduna ve yine fotoğraf ile video modlarına göre ayrı ayrı belirlenebilir. Benzer şekilde, kameranın hangi hesaplamalı fotoğrafçılık modlarını gerçekten kullandığınızı belirledikten sonra, CP düğmesinin işlevini yalnızca bu modları devreye sokacak şekilde sınırlandırabilirsiniz.


Kameranın ön kısmında, OM – 3 modelinde olduğu gibi standart renk modları ile kendi oluşturduğunuz özel ayarlar arasında geçiş yapmanızı sağlayan bir kadran bulunuyor. Dört renk profili ve dört monokrom profili oluşturabilir, bunları dilediğiniz gibi özelleştirebilirsiniz. Ben özellikle siyah beyaz fotoğraf çalışmaları için MONO 2 profilini seçerek, keskinlik, kontrast ayarlarını + 1 olarak seçiyor ve Gren Yapısını da “medium” orta olarak belirliyorum. Bu özellik, özellikle fotoğraf makinesinin sunduğu başarılı JPEG modlarını kullanmaya devam ederken görüntüleriniz üzerinde çok hassas ayarlamalar yapmanıza olanak tanıyan “makine içi RAW dönüştürme” işleviyle birlikte kullanıldığında büyük avantaj sağlıyor.

PEN; sessiz deklanşörü ve çekimler için gerekli tüm kontrolleri ve özelleştirme seçenekleriyle, çekim sırasında istikrarlı bir performans sunan bir makinedir. Renk filtresi seçenekleri gerçekten çok eğlenceli; ayrıca OM gövdeleri ve lensleriyle elde edilen genel görüntü kalitesiyle farksız… 20 MP’lik sensör, son on yıldaki çoğu muadiliyle benzer bir performans sergiliyor ve boyutlarıyla orantılı bir görüntü kalitesi sunuyor.

Tüm gün boyunca fotoğraf makinesini yanında taşımak isteyen fotoğraf gönüllüleri için neredeyse ceket, mont cebinde rahatlıkla taşınacak bir model olarak OM System PEN sokak fotoğrafçılığı ve seyahat fotoğrafçılığına ilgi duyanlara keyifli bir seçenek sunuyor.