Renklerin, seslerin ve kokuların iç içe geçtiği Hindistan sokaklarında yürürken, fotoğrafçının en çok peşine düştüğü şey belki de bir bakışın içtenliğidir. Çünkü Hindistan’da her yüz, sadece bir portre değil; aynı zamanda bir hikâye, bir kültür, bir çağrıdır. Delhi’nin karmaşasından Varanasi’nin dinginliğine, Rajasthan’ın altın sarısı kumlarından Taj Mahal ve çevresine kadar her yerde, objektifime yönelen bakışlarda bu hikayeleri arıyoruz…
Bu yazıda, Hindistan’da portre çekmenin zorluklarını, büyüsünü ve karşılaşmaların insanı nasıl dönüştürdüğünü anlatmaya çalışacağım. Hazırsanız, göz göze gelmenin gücüne ve portrelerin ardındaki gerçekliğe birlikte bakalım…

Her zamanki gibi önce yolculuk hazırlığı…
Her fotoğraf yolculuğu, eğer safariler gibi tematik bir gezi değilse, birçok ekipmanın hazırlanması anlamında önemli bir evreye sahiptir. Tematik gezilerde belirli objektifleri hazırlarken diğer yolculuklarda farklı konu başlıkları için farklı görsel etkilere sahip objektifleri de yanımıza almamız şarttır.
Fotoğraf Makinesi: Tüm fotoğraf yolculuklarında olduğu gibi Hindistan’da yapacağınız yolculukta da biri yedek olmak üzere 2 fotoğraf makinesinin yanınızda bulunmasını öneriyorum. Ben yolculuklarımda OM System OM-1Mark 2 ve OM-3 gövdeleri yanımda taşıyorum. Bu sayede hem pilleri hem objektifleri ortak kullanma şansım oluyor…
Elbette yapacağımız çekimler sebebiyle yanımda yedek pil ve hafıza kartlarım da bulunuyor. Ayrıca bu modellerin yüksek ISO performansı ve şaşırtıcı sarsıntı engelleyici özelliğiyle tele objektif kullanımı, seri çekim gibi çekimlerde çok rahat çalışma imkânı sağlıyor. Son dönemlerde ağırlık vermeye çalıştığım video çalışmalarında da bu gövdeleri kullanarak çok başarılı sonuçlar alabiliyorum.
Objektif: Hindistan’da portre çekimlerini birkaç farklı başlıkta yapmak mümkün. Bunlardan birincisi elbette ifade, tavır, bakış, gülüş gibi yakın plan çekimleri yapacağımız fotoğraflar olacaktır. Bu çekimler için 45 mm ve 75 mm gibi portre için uygun objektifler öncelikli tercihler olacaktır. Bu objektiflerle birlikte 40-150 mm f2.8 ve son dönemde 100-400 mm f5-6.3 objektif de çok yardımcı oluyor.

İnsan-mekân, insan-çevre ve insan-başka insanlar gibi kadrajlar için ise genel kullanım ve geniş açı objektifler de kullanabiliyorum. Bu fotoğraflar için de 12-100 mm f4 pro ve 8-25 mm f4 pro lens de çok kullanışlıdır.
Çekimler – Yakın Plan Portreler
Portre çekimlerinin büyük çoğunluğunda izleyici ilgisini kadrajın bir bölgesine, örneğin gözlere, ifadeye yönlendirmek isteriz. Bu durumlarda ilk kullandığımız teknik sınırlı alan derinliğidir. Bunu sağlamak için tele objektif kullanmak, açık diyafram tercihi ve yakın plandan çekim yeterli olacaktır. Bu sayede alan derinliğini en sınırlı hale getirmek mümkün olacaktır. Netliği dikkatli yapmak önemlidir, çünkü ilgiyi farklı bir yere yönlendirmek de olasıdır.
Sınırlı alan derinliği kullanarak kadrajınıza bir çerçeve oluşturmak ve arka plandaki insana da ilgiyi yönlendirmek kullanılan tekniklerden birisidir. Yine sınırlı alan derinliği oluşturarak netliği arka plandaki kişiye yapmak bu noktada yardımcı olacaktır.

Sınırlı alan derinliği kullanırken birden fazla kişinin fotoğrafını çekmek istiyorsanız ve insan-diğer insanlar gibi bir kompozisyon peşinde değilseniz, en açık diyafram yerine birkaç stop kısık değeri tercih etmek herkesin net olmasını sağlayacaktır. Aksi takdirde netliğin tek bir kişide olması diğer kişinin netliğinin bozulması, fotoğrafta sıkıntı var duygusu yaratabilir.

Fotoğrafını çektiğiniz kişiden uzaklaştıkça arka plandaki ögeler de kadraja girmeye başlayacaktır. Eğer arka planda bulunan konu dikkati dağıtabilecek ve izleyici ilgisini kişiden uzaklaştıracaksa arka planın yine flu olarak kullanılması daha doğru bir tercih olacaktır. Fotoğrafladığınız kişinin arka plandan biraz uzak olması, diyaframı en açık değerden 1-2 stop kısık kullanmak yeterli alan derinliğini sağlayacaktır.



İnsan-başka insanlar gibi kadrajlarda da yine ilgiyi bir kişiye yönlendirmek ve bir kişiyi başrol haline getirmek doğru bir tercih olacaktır. Bu durumlarda da insanların birbirinden ayrı durmasını, kadrajda birden fazla insan olduğunun anlaşılmasını sağlayacak bir bakış açısı tercih etmeyi unutmamak gerekir.

Çekimler – İç Mekân Portreler
Elbette portre çekimlerinde günışığı ile çalışmak keyifli ancak iç mekanlarda çekimler yaparken yapay ışıkların renk etkilerinden ve mekanların gücünden de yararlanmak çok başarılı sonuçlar elde etmeyi sağlayabiliyor. Öncelikli olarak mekânın genişliğine bağlı olarak bu çalışmalarda geniş açı objektif kullanmak hem kişiyi vurgularken hem de mekânı anlatırken çok yardımcı oluyor. Bu çekimleri yaparken deformasyonu kontrol edebilmek için çekim açısını doğru seçmek ve açık diyafram tercihiyle ışık sorunu yaşamamak da önemli tercihler olacaktır.

Çekim yaptığınız ortamda yapay ışık koşulları varsa ve fotoğrafın atmosferine katkıda bulunuyorsa Beyaz Ayarını “günışığı” olarak seçmek bu renkleri de fotoğrafa dahil edeceği için atmosferin güçlenmesini sağlayacaktır. Bu örnek fotoğrafta olduğu gibi az ışıklı bir ortamda çalışıyorsanız yüksek ISO tercihi de çekimi kolaylaştıracaktır.

Kişisel olarak dışarıdan gelen günışığı ve iç mekânın karanlık alanlarının birlikte kullanılmasının çok keyifli sonuçlar verdiğine inanıyorum. Jaipur, Amber Kalesi’ndeki bu fotoğrafta olduğu gibi aydınlık alanda yer alan kişiyi daha karanlık bölgelerle birlikte kadraja dahil etmek ve ışık ölçümünü aydınlık yerden yaparak izleyici ilgisinin o alana yönlenmesini sağlamak doğru tercih diyebilirim.

Hindistan’da hemen herkes İngilizce konuşuyor, bu sayede insan ve portre çekimlerinde en önemli nokta olan insanlara iletişim duvarını aşabiliyoruz. Kurduğumuz bu iletişim sayesinde sadece poz veren insanları değil, günlük hayatları içinde doğal hallerinde de portreleri çalışma şansımız oluyor. Özellikle iç mekanlardaki bu çalışmalarda daha hızlı çalışmak için yüksek ISO ve açık diyafram tercihi çok yardımcı oluyor.


Tüm fotoğraf çalışmalarında olduğu gibi insan ve portre çekimlerinde de alternatif kadrajları mutlaka çalışıyoruz. Bunun için de farklı objektiflerle, farklı uzaklıklardan ve farklı açılarla çalışmayı unutmamak gerekir. Bu çalışma tarzını Güney Hindistan’da denk geldiğimiz bir gelin-damat çekiminde de uyguluyoruz…


Hindistan muhtemelen dünyanın en kalabalık ve kaotik yerlerinden biridir. Hele ki Pushkar Deve Panayırı gibi dünyanın her yanından fotoğrafçıların da katıldığı bir etkinlikte çevredeki diğer ögeleri ayıklamak ya da ana konuya ilgili olanları kadrajda bırakmak için hem bakış açısı ve yüksekliğini doğru seçmeli hem de alan derinliğini dikkatli kullanmak durumundayız… Tele objektif ve açık diyafram kullanımı bu çalışmalarda çok yardımcı olacaktır.



Çekimler – Taj Mahal ve İnsanlar
Dünyanın 7 harikasından biri olan Taj Mahal elbette Hindistan’a giden herkesin fotoğraf çalışacağı noktalardandır. Ancak genelde klasik herkesin çekeceği fotoğrafları hızlıca çektikten sonra farklı neler yapabiliriz diye de araştırmakta fayda var. Genelde ben kişisel olarak Taj Mahal’in dışından, arka planda Taj Mahal’i kullanabileceğim yerleri tercih ediyorum. Bu fotoğraflarda da Taj Mahal çok baskın bir öge olacağı için kadrajda daha az dikkat çekeceği bir şekilde kullanmaya özen gösteriyorum ya da öndeki kişinin çok etkili olmasına özen gösteriyorum…
Ters ışık silüet fotoğraflar, Holi Festivali zamanında boyalarla oynayan çocuklar, sınırlı alan derinliği kullanımı gibi tercihler insan-mekân ilişkisi kurulabilecek kompozisyonlar oluşturmayı sağlıyor.



Çekimler – Arka planı temizlemek
Tüm fotoğraflarda olduğu gibi insan ve portre fotoğraflarında da kompozisyon gücünü ana konudan daha çok arka plandan alır. Bu nedenle de biz fotoğrafçılar ana konudan daha çok arka planı daha etkili kullanmaya çalışırız. Bu amaçla da “düz ve temiz fon kullanımı” çok yardımcı olmaktadır. Tek renkler, karanlık arka plan, boş fon kullanımı bu yöntemin en kolay uygulamalarıdır. Bakış yüksekliğini değiştirmek, aşağıdan yukarı doğru bakmak, gökyüzünü fon olarak kullanmak iyi bir tercih olacaktır. Açılabilen LCD ekranlar bu çalışmaları kolaylaştırmaktadır. Allahabad, Varanasi ve Jaipur’daki bu örnekler bu yöntem ile çekilen fotoğraflardır. Elbette bu durumda ana konu fotoğrafın tüm gücünü taşıyacak ağırlıkta olmalıdır.



Çekimler – Çerçeve kullanmak
Hindistan trenleri elbet meşhur, ama filmlerde izlediğimiz tren üstünde seyahat eden insanlara rastlamak çok olası değil. Bu nedenle genelde istasyonlarda çekimler yaparak oradaki hayatı da fotoğraflıyoruz. Özellikle tren pencerelerindeki yolcular etkili sonuçlar verebiliyor. Bu çalışmalarda ritim oluşturacak açıları seçerek alan derinliğini kullandığımız gibi tam karşıdan bakarak bu pencereleri izleyici ilgisini belli bir alana toplayacak çerçeveler de oluşturabiliyoruz.


Çekimler – Varanasi – kayıklar
Varanasi, kutsal Ganj Nehri kıyısında yer alan hem Müslümanlar hem Hindular için önemli bir şehirdir. Nehir üzerinde sürekli hareket halinde olan kayıklar, çevredeki insanlarla önemli fotoğraf konularıdır. Ancak yine her zamanki gibi klasik kadrajlarla birlikte daha ilginç anları ve farklı kompozisyonları da arıyoruz. Nehir kıyısında müşteri bekleyen kayıkçı ya da gündoğumunda kayıkta geleneksel müzik aleti sitar çalan müzisyen aradığımız farklı fotoğrafları oluşturabiliyor.


Çekimler – Kurgu Fotoğraflar
Zaman zaman Hindistan’daki yolculuklarımızda kurgu fotoğraf çalışmaları da yapıyoruz. Bu tarz çalışmalar daha sonra günlük hayat içerisinde yapacağımız çekimler için iyi bir antrenman olmanın yanı sıra etkili fotoğraflar elde etmemizi de sağlıyor. Pushkar Deve Panayırında da bu çalışmalardan yapıyoruz. Bu çalışmalarda ışık, kompozisyon, duruşlar, bakışlar vb her şeyin fotoğrafçının kontrolünde olması önemlidir. Çünkü kurgu olarak yapılan bu çalışmaların hata payı çok azdır. Işığın iyi olduğu akşamüstü saatlerinde yaptığımız bu çalışmalarda oluşturduğumuz kadrajları farklı objektiflerle ve farklı açılarla, farklı mesafelerden çalışarak mümkün olan her alternatifi çekiyoruz.



Çekimler – Kalabalık Gruplar
Elbette kalabalık bir nüfusun yaşadığı Hindistan’da kalabalık grupların fotoğraflarını da çalışıyoruz. Bu fotoğraflarda kompozisyonda “doku” denilen kadrajın tamının dolu olduğu kadrajlarla birlikte bir amaçla bir araya gelen insanları mutlaka çalışıyoruz. Bu fotoğraflarda insanların bir araya gelme sebeplerini gösterebilecek açı ve anları takip etmekte fayda var. Dua edenler, sabah çayı içenler gibi kadrajlarda ilgiyi dağıtacak ögeleri de kadraj dışında tutmaya özen göstermek önemlidir.


Çekimler – Ters Işıklar
Ters ışık silüet fotoğraflar çekilmesi en kolay, izleyiciyi en kolay etkileyen fotoğraflardır. Kadrajda aralarında 4 stop ışık farkı olan aydınlık ve karanlık alanların olması ve ışık ölçümünün aydınlık alandan yapılması silüet oluşması için yeterli teknik koşuldur. Bununla birlikte fotoğrafı çektiğimiz kişinin insan olduğunun ve ne yaptığının leke değerlerinden belli olması önemlidir. Bu da bakış açısı, yükseliği ve çekim anı dikkat edilmesi gereken en önemli faktörlerdir. Bu noktalara dikkat ederek etkili silüetler oluşturmak mümkündür.


Çekimler – Yapay Işıklar
Sabah ve akşam saatleri Hinduizme inananlar için pek çok dini ritüelin gerçekleştiği zamanlardır. Birçok yerde dua eden, ibadet eden insanlarla karşılaşabilirsiniz. Işığın az olduğu bu zamanlarda yüksek ISO ve açık diyaframla çalışmak bir avantaj olacaktır. Bununla birlikte yapay ışık kaynaklarının renk etkileri için Beyaz Ayarına da dikkat etmek önemlidir. RAW formatta çalışan dostlar bu ayarı daha sonra yapabilecekleri gibi JPEG çalışanların çekim esnasında bu dikkati göstermeleri gerekmektedir. Ayrıca yapılan eylemi doğru gösterebilmek için mesafe, açı ve yükseklik kararları da dikkat edilmesi gereken noktalardır.



Elbette Hindistan ve portreleri böyle kısa bir yazı içerisinde anlatmak çok mümkün değil. Bu nedenle ancak çok belirgin noktaları çok bariz örneklerle anlatmaya çalıştım. Her fotoğraf gönüllüsü yapacağı bir yolculukta çok daha fazlasını kolaylıkla bulacaktır.
Sözü bağlarken; elbette fotoğraf bireysel olarak uğraşılan bir alan. Yine de bir grupla, danışmanla yapılan fotoğraf yolculukları hem verimli çalışma imkânı sağlayabiliyor hem de karşılaştığınız sorunların çözümünde hızlı sonuç almaya yardımcı oluyor. OM System Yollarda bu amaçla oluşturulan bir yapıdır. OM System Yollarda yolculuklarına katılmak için mutlaka bir Olympus / OM System fotoğraf makinesi sahibi olmanız da gerekmiyor. Bu yolculuklarla ilgili bilgi almak için www.fototrek.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.








